Yaşamımızın üçte birini uykuda geçirdiğimizi düşünecek olursak, uykunun bedenimiz ve zihnimiz için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz. İnsan gelişimsel olarak önce uyur, ardından yavaş yavaş uyanıklığı öğrenir. Uykunun önemi birçok deneysel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Yetersiz uyku uyuyan canlılarda çeşitli davranışsal ve duygusal sorunlar ve bilişsel işlevlerde bozulmaların meydana geldiği bu bilimsel araştırmalar sonucunda görülmüştür. Yapılmış olan araştırmalar yeterli uykunun konsantrasyonda, dikkatte, karar almada, yaratıcılıkta, sosyal becerilerde ve bedensel sağlıkta artış sağladığını göstermiştir. Yetersiz uykunun ise duygusal değişkenliğe, strese, kızgınlığa, dürtüselliğe, alkol ve sigara kullanımına yatkınlığı artırdığını göstermiştir. Bebekler doğduklarında günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirler. Yeni doğanlarda uyku süresi gece ve gündüz arasında neredeyse eşit oranda dağılmış iken, gece uykusu genellikle bir yıl içinde zamanla belirginleşir. Gündüz uykusu ilk üç yıl içinde giderek azalır.

Bir yaşına kadar günde toplam 14-15 saat olan uyku ihtiyacı, okul öncesi dönemde 11 saate, 10-11 yaşla birlikte 10 saate, ergenlik döneminde ise 9 saate iner. Bu saatlerin uykuda ve gece karanlıkta geçirilmesi uyku ritmi ve uykuda salgılanan hormonlar için son derece önemlidir.  Çocuklarda yaklaşık olarak %20-30 yaygınlıkta uyku sorunlarının görülebildiğini biliyoruz. Çocuklarda yatma zamanına direnç, ebeveynle bu konuda çatışmalar, uykuya başlama, sürdürme ve vaktinde uyanma ile ilgili güçlükler olabilmektedir. Uykuyu ve uyku döngüsünü düzenlemek için; çocuğun gün içerisinde oyun ve ilgi beklentisi karşılanmalı, gece ve gündüz için sabit yatma zamanları belirlenmeli, uyumak istemese bile çocuk tartışmasız yatağa götürülmelidir. Bebeklerde beslenme uykudan belli bir süre önce yapılmalıdır. Uyku öncesindeki bir saati sakin geçirmek ve yatmaya yakın uyarıcı faaliyetleri sonlandırmak, uykuya geçişi kolaylaştırmaktadır. Çocuğun uykuya yatağında başlaması önemlidir. TV karşısında uyuduktan sonra yatağına götürülmesi önerilmemektedir. Çocuğun odasında TV, bilgisayar, tablet ya da telefonun bulunması uygun değildir. Gece kafein gibi uyarıcı maddeler almamak, sabah belli bir saatte kalkmak, gündüzleri uyumamak uykunun niteliğini artıracaktır. Sağlıklı uykular dilerim.